24 Ağustos 2011 Çarşamba

grey

evet bir önceki yazım genel olarak, japonyada ne kadar bunaldığımla ilgiliydi..

ancak dün farkettim ki, ben japonyadan değil, daha çok hiç birşey yapmamaktan bunalıyorum.. (TDK alert: hiç bir şey mi, hiçbirşey mi? hiçbir şey? hiç birşey? hangisi doğru lan??) neyse biraz fazla alıştım durmadan koşuşturmacaya, okulda ders kulüp, burda iş güç, kendime ait olmayan bir yerde hiç bir işimin olmaması çok bunalttı beni galiba..

seyahatimin kısalma süresi yalan oldu, 2 eylül de dönücem hala burdayım yani..
sadece 10 gün daha burdayım ve bayağı hızlı geçicek gibi..

ayrıca bu lanet japonların biraları ve sakeleri çok fazla güzel, ve çok ama çok güzel ağırlıyorlar beni.. japonyaya geldiğimde 75 kiloydum şimdi 81.. nasıl oldu lan bu..

birde çok yürüyorum bisiklet fln bacaklar ince, kaldı, göbeğini kaşıyan adam göbeği oldu.. dönünce çaresine bakmak lazım..

düşününce ne çok şey değişti 1 yılda.. o zmn nerdeydim şimdi nerde..


Nine Inch Nails - something I can never have.
(en iyi şarkıları bence..)


i still recall the taste of your tears.
echoing your voice just like the ringing in my ears.

my favorite dreams of you still wash ashore.
scraping through my head 'till i dont want to sleep anymore
you make this all go away
you make this all go away
i'm down to just one thing and i'm starting to scare myself.
you make this all go away
you make this all go away
i just want something
i just want something i can never have.

you always were the one to show me how.
back then i couldn't do the things that i can do now
this thing is slowly taking me apart.
grey would be the color if i had a heart
come on tell me

make this all go away
make this all go away
i'm down to just one thing and i'm starting to scare myself.
make this all go away
make this all go away
i just want something
i just want something i can never have.

in this place it seems like such a shame.
though it all looks different now,
i know it's still the same
everywhere i look you're all i see.
just a fading fucking reminder of who i used to be.
come on tell me
you make this all go away
you make this all go away
i'm down to just one thing and i'm starting to scare myself.
you make this all go away
you make it all go away
i just want something
i just want something i can never have.
i just want something i can never have.

Buramakadargeldi..

Japonya'dan bayma konusunda son noktaya geldim. artık bir an önce eve dönmek istiyorum. son ayağı iptal etmek istedim ama biraz sorun olucak gibi. bakalım neler olucak..

Hani insanlar ne güzel geziyorsun fln diyor. Haklılar geziyorum ve çok güzel evet. Ama hani diğer staja giden insanlar, evleri var yada ne biliyim en azından düzenli bir yaşamları var.. bilmiyorum ama öyle sanıyorum.. ben ise diğer tarafta 1 bavullaa her gün nomad vari yeri değiştiriyorum.. halil berktayın sps 101'in deki hunter gatherer olucam yakında.. bir yere yerleşmek bir düzen kurmak huzur veriyor bana.. ama bu şekilde bunu hiç yapamıyorum..
bir başka noktada yalnızlık.. hani yurt dışında staj yapan diğer arkadaşlarım sanıyorum ki, başka stajyerlerle konuşuyorlardır, her zaman yalnız kalmıyorlardır.. ben ise burda hep kendimden büyük yaştaki adamlarlayım.. ve hani açık açık konuşamıyorum.. ne biliyim geyik yapamıyorum.. hem yaşça bir fark var hemde hani, bir business relationship var.. düzgün iletişim kurabildiğim japon sayısı 3-4 ü geçmez herhalde..

bu arada "veyahut" diye bir kelime vardı lan galiba..
Japonca da ingilizceden dolayı pek çok sürprizle karşılaşabiliyorsunuz bu arada..

mesela, otelim yatağımın üstüne "you are so stylish" diye bir yazı bırakmış..
sebep: yatağın üzerine çarşaf değiştirmenize gerek yok yazısını koymuş olmam..
hani "thank you for your concern de" ama "you are so stylish" ne lan??

ayrıca bu millettekilerin L yi okuyamamaları çok fena.. yapıcak birşey yok adamların dillerinde LE, LA, LI gibi sesler yok.. o yüzden L leri R şeklinde okuyorlar..

mesela geçen bir japon birşeyden bahsederken Bloke demek istedi.. ben ise Broke anladım.. çünkü Broke dedi.. sonra aynı kişi yaşadığı condonun ismini söylemek isterken fena sıçtı.. neden?

çünkü kaldığı condonun adı PEARL idi.. R ve L yanyana.. Pearr diyor, Pearro diyor, Pearto dedi, Pearr dedi.. sonra baktı olmuyor.. adana ceyhan denizli modeline geçti..
Pi!Epsilon!Alpha! Reaction! sonra tabi L ye geldik.. ne dese R ile söylüyor yine anlamadık.. en sonunda sms olarak gönderdi anladık hani..

neyse bu kadar şu anda

21 ağustos 2011
Tokyo